Fatsa Çınar Tıp Merkezi » Basında Fatsa Çınar Tıp Merkezi
Gastroskopi (Mide Endoskopisi) Ne Kadar Gerekli
1 Haziran 2008 tarihli Türk Eğitim-Sen Fatsa Gazetesi makalesinden alıntı
Fatsa Çınar Tıp Merkezi hekimlerinden Uzm.Dr. Mustafa Adıgüzel'in ilgili gazetede yayınlanan makalesi:
İnsanların tamamına yakını, ömrünün herhangi bir evresinde mide-barsak sistemi ile ilgili bir rahatsızlık geçirir ve yarısı da bu şikayetlerden uzun süreli olarak etkilenirler. Birçok hasta, bağırsakları ile ilgili bir ağrıyı midesi olarak algılar ve öyle ifade eder. Gerçekte de bu şikayetler birbirine çok benzer.
Bunların büyük bir kısmı ülser olmadığı halde aylar, hatta yıllarca ülser ilaçları kullandığı görülür. Ülser olanların da çoğu onikiparmak bağırsağı dediğimiz, mideden sonra gelen kısımdadır. Gerçek mide ülserleri ise çok daha azını içerir. Daha az bir kısmı da yemek borusu ülserleridir. Öte yandan onikiparmak bağırsağı ülserleri çok nadiren kanserleşebilirken, mide ülserlerinde bu oran çok daha yüksektir. (%6) neredeyse her 15 mide ülserinden bir tanesi kanserdir. Mide kanseri, tüm dünyada erkeklerde 2., kadınlarda 4. en sık görülen kanserdir.
Yine son yıllarda popüler bir tanı olan reflü hastalığındaki şikayetler, birçok mide-bağırsak sistemi hastalığı şikayetleri ile benzerlikler gösterir. Bunlarda gerçekte organik bir reflü zemini yoktur. Gerçek reflü hastalığı yemek borusu ile mide arasındaki kapakçığın zayıflığına bağlı oluşur. Mide içerisindeki asit ve bazen de safra yemek borusuna kaçarak bu bölgede tahriş yapar. Boğazda acılık, göğüs kemiğinin orta kısmında yanma ve gıcık öksürük başlıca şikayettir.
Hastanın şikayetleri kalp ağrıları ve astım hastalığı ile karışabilir. Uzun süren reflülerde zamanla yemek borusunun ucunda kansere dönüşebilen değişiklikler olabilir. Gastroskopi hem tanıda yardımcıdır hem de oluşan tahrişin derecesini belirler.
Görüldüğü gibi işin hasta tarafında yoğun bir karmaşa vardır. Doktor tarafında ise öykü, fizik muayene ve bazı yardımcı testler ile bu sis kısmen dağılsa da, endoskopi yapılana kadar hiçbir şey kesin değildir. Olsa olsa ancak, olası tanıdır.
Gastroskopi ise tüm bu bahsedilen alanları (yutak, yemek borusu, mide ve onikiparmak bağırsağı) ucunda kamera olan bir aletle, bu aletin ışığı ile aydınlatılmış olarak bakabilmek, şüpheli yerlerden numuneler alabilmek, su ve çeşitli boyalar vererek incelemek, kanama varsa kanamayı ameliyatsız durdurabilmek, yabancı cisimleri çıkarabilmek, daralan bölgeleri yardımcı aletleri ile genişletebilmek gibi birçok imkan sağlar. Teşhiste %95-100 kesinlik sağlar.
Midenin geniş ve esneyen bir organ oluşu nedeniyle, kanserin ancak büyük çaplara ulaşınca şikayete yol açmasından dolayı, şikayet olmaksızın da gastroskopi önerenler vardır. Japonya gibi mide kanseri sık görülen ülkelerde kontrol amacıyla da yapılmaktadır. Bizim ülkemizde ise en azından ailesinde mide kanseri olan bireylerde benzer bir takip önerilmektedir.
Bu bilgilerin ışığında aşağıda sıralanan şikayetleri olanlara gastroskopi önerilebilir:
Yutma güçlüğü ve yutarken ağrı hissedilmesi.
Nedeni diğer tetkiklerle açıklanamayan kilo kaybı.
Ağızdan, kahverengi, siyah veya kırmızı renkte kan gelmesi.
Karın üst kısmında ağrı hissi.
Uzun süreli bulantı ve kusma şikayeti.
Göğüs bölgesinde yanma hissi veya nedeni izah edilemeyen göğüs ağrısı.
Ağza acı su gelmesi.
Nedeni bulunamayan kuru öksürük ve ses kısılması.
Karında şişkinlik ve gaz şikayeti.
Uzun süren ishal.
Sık geğirme, kötü ağız kokusu.
Yakın akrabalarında mide kanseri olan kişiler.
Kan düşüklüğü.
|
|